Üretimin ilk şartı istemek, ikinci şartı ise çok çalışmaktır. İsteyen herkes düzenli ve rasyonel çalışırsa, bilgi üreten bilgiyi, bilimsel bilgiyi, yaratıcı üretim düşüncesini mutlaka bulur. Unutmayalım ki, Almanya, İngiltere Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya yaratıcı üretim bilgisini böyle buldu. Hiç şüpheniz olmasın ki, onlar Türk’lerden daha zeki değildirler, bizden farkları, sadece istemek ve rasyonel çalışmaktır. Şimdi görüyoruz ki, Güney Kore de yaratıcı üretim bilgisini bulmuş durumda. Amerikalı, akıllı telefon IPHONE’u bulurken, onun hemen ardından Güney Koreli de SAMSUNG’u buldu, unutmayalım. Büyük milletlerin büyük düşünürleri, çığır açan bilim ve sanat adamları, filozofları, şairleri, romancıları, ressamları, müzisyenleri, hatta sporcuları vardır. Bunlar, bu nitelik ve yeteneklerle doğmadılar. Bunlar evvela istedikleri, sistemli, bilinçli, ısrarlı çalıştıkları, sonra da desteklendikleri, teşvik edildikleri için büyük oldular. Ayrıca şöyle bir bakalım, büyük filozofları, bilim ve sanat adamları, düşünürleri olan milletler, aynı zamanda büyük üretim sistemleri kurmuş, kalkınmış milletlerdir.
O halde, biz de vakit geçirmeksizin eş zamanlı olarak bir yandan uluslararası ünde bilim ve sanat adamlarımızı, filozoflarımızı, düşünürlerimizi yetiştirirken, diğer yandan da kalkınmış büyük Türkiye hedefini gerçekleştirecek yaratıcı üretim bilgi ve sistemini kurmak zorundayız. Ne var ki, devlete egemen zihniyet ülkemizde böyle bir anlayışa sahip olmadığı için yıllarımız, düşünce ve yaratıcı beyin gücümüz, heba olmuş, büyük zorluklarla sahip olduğumuz sınırlı ekonomik gücümüz, yetersiz sermayemiz de taşa toprağa gömülmüş, sonuçta çarpık bir şehirleşmeden başka elimize hiç bir şey geçmemiştir. Oysa yukarıda adlarını saydığımız kalkınmış endüstri ve bilgi toplumu düzeyine erişmiş milletler, bir yandan uluslararası ünde bilim ve sanat adamları, filozof ve düşünürlerini yetiştirirken, öbür yandan da sermaye ve işgüçlerini stratejik milli sanayileriyle ulusal harp sanayiine yöneltmişlerdir.
Bu durumda artık ülkemiz, vakit geçirmeden bir yandan stratejik mal ve hizmet sanayii ile bilgi sanayiine, diğer yandan da milli sınırlarımızı, kutsal vatanımızı, büyük milletimizi dış güçlere karşı koruyacak milli harp sanayine yönelmeli, bu yöndeki yatırımları hızlı bir şekilde gerçekleştirip, tamamlamalıdır.